daha 2,5 yaşındayken dondurma yemek istediğini direk değil de "anneee dilim terledii, dilim çok terliyoooo" diye ifade ediyordu, büyüdükçe dozajı artırdı :)
E:anne ben yazı yazmayı bilmiyorum ki, mesela mor-pa yazamam.
A:eren'cim bilgisayarda morpa çocuk mu oynamak istiyorsun??
E:hmmm... evet desem yalan olmaz ki :))
E:anne bak masamın üzeri bomboş, hiç bir şey yok...
A:olsun oğlum uyku vakti zaten, boş olsun...
E:belki suyumu getirirsin diye düşünmüştüm.
A:!! (her akşam yatmadan masasına bir bardak su koyduğumu unutmuşum:)
E:anne odama baksana ne kadar dağılmış, hem ben daha tam büyümedim diğ mi anne, elif kadar büyümedim, senin kadar da büyümedim, bu evde en küçüğüm...
A:evet ama odanı toplayacak kadar büyüdün...
E:keşke bana biri yardım etseydi anne, işlerim çok kolay olurdu...
bir de eren' in genellikle elif' le sorun yaşadığımız durumlarda ortaya çıkan akıllı anlayışlı ama gıcık çocuk halleri vardır:
"ben artık annemi hiç üzmiycem, yaramaz olmıycam, akıllı olcam"
"zaten canım hiç çikolata yemek istemiyo, yoğurt istiyo, çikolata zararlı diy mi anne"
"anneee sana süprizim var, odama gelir misin, bütün oyuncaklarımı topladım"
elif' e kızdığında; "anne keşke elif' i doğurmasaydın, ben böyle abla istemem, benim dediklerimi yapan abla isterim"
bir ara da neden önce elif' i doğurdum da onu doğurmadım diye burnumdan getiriyordu. çünkü daha büyük olmak istiyormuş. videoya çektim delil olarak saklıyorum :)
yalnız başına ya da yetişkin ortamında hiç sorun çıkarmayan, kendi kendine oynayan, işbirlikçi, uyumlu, sakin bir oğlum var. ancak elif ile birlikte çete ruhu ortaya çıkıyor. zaten elif tam bir çete lideri, ne kadar aklı başında kendi halinde çocuk varsa, hepsini militana çeviriyor. "-sen bana karışamazsın, hayatımı yönetemezsin, senin söylediklerini yapmak zorunda değilim, bana emir veremezsin, ben hizmetçi değilim" şeklindeki söylemleri ergenlik döneminde yaşayacağımız çatışmaların sinyallerini şimdiden veriyor. bir de geveze, tanrım o çene hiç mi susmaz, o popo hiç mi oturmaz. hep eğlence, hep oyun, hep aktivite, hep hareket olsun hanıma...
eren, elif ile onun muridi şeklinde mutlu mesut oynarken, ortama 3.bir çocuk dahil olduğunda tüm ezberi bozuluyor. elif' i kimselerle paylaşamıyor. onun başka bir çocukla oynamasını hazmedemiyor. kıskançlık, ağlama, oyun bozma, şiddet vs elindeki tüm cephaneler ile ortamı sabote ediyor.
valla onu bunu bilmem ama çocuklar büyüdükçe donanımımızı her yönden artırmamız şart, ileride bunlara ne laf yetişir, ne söz. suya götürür susuz getirirler adamı. tırsmıyorum desem yalan olur gelecekteki ergenlik tsunamilerinden...