14 Ocak 2026

Josef Bieder'in Yıldızının Parladığı An (Aksesuarcı) - İstanbul DT

Büyük Oyunu
2 Perde - 1 saat 30 dakika
Yazan Eberhard Streul
Çeviren Yücel Erten
Yöneten Ali İpin
OYUNCULAR:
Josef Bieder Murat Karasu
İdare Müdürü Özge Özdemir / Duygu Başkaya
OYUNUN KONUSU
Josef Bieder, mesleğine aşık bir aksesuarcı. Bir akşam iptal olan temsil saatinde, ertesi günkü provanın aksesuarlarını hazırlamak üzere sahneye girer. Dilinde bir şarkı, elinde aksesuarları işine koyulacakken, salonda temsilin iptal olduğundan habersiz oturan seyirciyi fark eder. Olacak şey değil. Durumu kurtarmak adına birkaç cümle kursa da pürüz hemen çözülecek gibi değildir. İdare durumdan haberdar olana kadar onları hoş tutmaya çalışır. Mesleğinin incelikleri, sanata olan aşkı, sanatçılara olan bakışı, hayalleri, umutları ve yerine getirilememiş arzuları üzerine bir sohbet başlar. Josef Bieder, yıllar sonra şans eseri “seyircisini” bulmuş ve mesleğine duyduğu aşk ve heyecanla tüm maharetlerini ortaya döker. Artık sahnede gördüğümüz bir aksesuarcı değil, on parmağında on marifet bir sanat aşığıdır. Tüm egosantirik tutumları ve kendini beğenmişlikleriyle...

Temsili 13 Ocak 2026 Salı akşamı Küçük Tiyatro' da izledim. Murat Karasu her ne kadar oyunun iptal olduğunu söylese de kimse koltuğundan kalkıp salonu terk etmeyince O da ne yapsın bize biraz mesleğini anlattı biraz hoş beş ettik :)  

Deneyimli oyuncu Murat Karasu' nun tek kişilik performansı zaman zaman izleyici ile sohbet, bazen de kendi yeteneklerini sergilediği bir gösteri havasında ama hep samimiyet içerisinde, doğallıkla aktı. 

Dekor ile aksesuar arasındaki farkları; sahnede dekorcunun, aksesuarcının, ışıkçının, idare memurunun, rejisörün, genel sanat yönetmeninin görevlerini izleyiciye aktardı. Mesleği ile ilgili detayları verirken işini çok sevdiği belli oluyordu. Konu konuyu açtı anılarını anlattı. E tabi biraz da dedikodu :) Oyuncuların da kulislerde izleyicilerin dedikodusunu yaptığını duyunca epey şaşırdık. Bir buçuk saat nasıl geçti anlamadık.

İdare memuruna en nihayetinde ulaştığında ise hepimizi tatsız bir sarı zarf sürprizi bekliyordu.

Ben oyunu çok sevdim. Çok şey öğrendim hem de eğlendim.

Gitmek isteyen herkesin gönül rahatlığı ile bilet alabileceği hafif metinli, eğlenceli bir İstanbul Oyunu.

İyi seyirler efendim :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

haydi söyle :)