16 Eylül 2026

Öteki Ankara Müzikali - Ankara DT

Öteki Ankara Müzikali - Ankara DT - Ankara Kültür Yolu Festivali
Büyük Oyunu 16+ - 2 Perde
“Öteki Ankara Müzikali”, Ankara’nın tarih boyunca farklı kültürlerce yoğrulan dokusu üzerinde yaşayan “ötekiler”in dramını ele alır.
Oyunun mekanı, şehrin Altındağ ilçesindeki Roma Tiyatrosu üzerinde yer alan, yakın geçmişin varoşu Bentderesi’dir. Buradaki pavyondan bozma düğün salonu, evsizlerin umut kapısıdır. Oyun, kırık bir aşk hikayesinin kahramanlarının Anadolu’nun bağrından kopan saza ses verip veremeyecekleri sorusuna yanıt arar. Bu sesle adımları dansa, duyguları notaya dökülecek ve belki de yeniden gelecek umudu beslemeye başlayacaklardır…
Yazan Cenk Türkkanı - Rejisör A. Sabri Özmener
OYUNCULAR: Ömer Kadir Anıl Adıgüzel - Leyla Neslişah Yalçınkaya Yılmaz - Cahide Sibel Türkoğlu - Sakallı Bilal Gürdere - Misket Yıldırım Bayazıt - Hikayet Uğur Bakır - Poşet Volkan Özman - Ayna İlyas Zeki Karaca - Tokmak İsmet Umut Toprak - Bozlak Salih Selim Öztürk - Mendilci Kız Orida Kafkas -Köpekli Kadın Özden Gököz Gürbüz - Madam Handan Kılıç - Fırfır Orhan Kocabıyık - Kentsel Necati Diler Öztürk - Gırnata N. Volkan Akün - Tikli Rüstem Doruk Öztürk - Asiye Tuba Demir - Hasret FM Nurten Demir - Şakir Ahmet Sezen - Güllü Yaren Çırakman - Dansçılar Buket Ulusoy, Lara Arıkan, Duru Öykü Koç, F. Birçem Işıklar

Ankara’nın ötekisi,
Ötekinin berikisi,
Yoktur bizden gözü kara,
Burası Öteki Ankara!

Oyunu 21 Mayıs 2026 da Çankaya Belediyesi Asm Mavi Salonda izledim.
Öteki Ankara Müzikali, Ankara’nın pek de görünmeyen, kenarda kalmış hayatlarına odaklanan; müzik, dans ve tiyatroyu bir araya getiren enerjik bir yapım olmuş. Bence oyunun en güçlü yönü, Ankara’nın kendine özgü atmosferini ve farklı karakterlerini sahneye taşıyabilmesi. Kalabalık oyuncu kadrosu, müzikler, koreografiler ve sahne enerjisi özellikle oyunu akıcı ve eğlenceli kılmış.
Temsilin metin kısmının ise biraz hafif kaldığını düşündüm. Ankara’nın farklı kesimlerinden insanları anlatma fikri oldukça ilgi çekici olsa da hikâyenin yer yer dağılması ve karakterlerin yeterince derinleşmemesi anlatının etkisini biraz azaltmış. Müzikal bölümler ile dramatik anlatım da her zaman örtüşmemiş ve yüzeysel kalmış gibi hissediliyor.
Oyunun konusunda, Ömer evsiz bir kağıt toplayıcısı iken Leyla' ya duyduğu aşk ile dönüşür. Yaşadığı acılar ve aşk deneyimi, onu diğerlerinden ayırır. Zamanla gerçekten sazın ve türkünün duygusunu kavrar ve bir saz aşığına dönüşür. 
Aşkın dönüştürdüklerine selamlarımızla :)
Beklentiniz güçlü bir dramatik hikâyeden çok, müzik, dans ve Ankara atmosferinin öne çıktığı bir sahne deneyimiyse keyifli bir seyirlik olabilir.
Tüm oyunculara ve sahne arkasında emeği geçen herkese teşekkürlerimle;
Tiyatro yeniden...

Rumuz Goncagül - İstanbul DT

Büyük Oyunu Müzikli Oyun
2 Perde - 2 saat
Yazan Oktay Arayıcı
Müzik Timur Selçuk
Yöneten Zafer Algöz
OYUNCULAR:
İnsaf Dilek Güven
Gülsün Şebnem Bilgeer
Sıtkı Efe Erkekli
Ayşen Duygu Gökhan
Halet Rezâki Erdoğan Aydemir
Müfit Mürted Engin Delice
Dursun Ali Ahmet Dizdaroğlu
Refik Mayısoğlu Uğur Keleş
Nasuhi Bey / Garson Buğra Kağan Kahraman
OYUNUN KONUSU
Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Oktay Arayıcı, Rumuz Goncagül oyunu ile 70’li yılların sonlarında değişen sosyal yapının ve ekonomik hayatın etkisiyle adını, varlığını ve çaresizliğini çözmeye çalışan “Kadınların” sıkışmışlığını çağdaş bir orta oyunu dünyasından anlatır. Timur Selçuk’ta müzikleri ile bu dünyaya eşlik eder.
İstanbul’un tarihi semtlerinden birinde eskimiş olan bir evde kızı (Gülsün) ile yaşayan İnsaf Hanım, kocasından kalma emekli maaşı ile geçinemeyince kendi kiracı olduğu evin bir odasını Sıtkı’ya kiralar.
“Rahmetli Ruhi Bey becerip bir ev sahibi edebilseydi bizi, bu hallere düşer miydik?”
İçine düştüğü geçim sıkıntısı ve toplumsal baskılara bir de giderek değişip dönüşen kent hayatının zorluğu eklenince İnsaf Hanım, bu sıkışmışlığın içinden kendince bir çıkış yolu bulur ve kızının bir evi, bir güvencesi, bir yuvası olması için “Goncagül” rumuzu ile gazete ilan-ı mektup yazar. Ancak ilana talip iki yüz altmış bir adet mektup gelince hepsiyle görüşmeye yetişemeyeceğini anlayan İnsaf Hanım, kiracısından yardım ister. Sıtkı, anne kıza yardımı kabul eder ve talipliler ile o da görüşür. Sonrasında ise olaylar bir anda içinden çıkılmaz bir hale gelir.
“Hani sevgi yüce bir duyguydu; beni neden aldattınız? Gizlice sevdiği Sıtkı’nın aşkından habersiz olan Gülsün, beklediği sevgiyi ararken eve gelen taliplilerin tek derdinin çıkar olduğunu ve aldatıldığını anlaması ile umutsuzluğa düşse de güvendiği sevgiye tutunur. Tam mutlu oldukları sırada ise hepsini büyük bir sürpriz beklemektedir...

11. Uluslararası Yeni Tiyatro Dergisi Ödülleri
Komedi Müzikal Oyunculuk Ödülü: "Şebnem Bilgeer"
10. Medya Ödülleri Töreni
En İyi Tiyatro Yönetmeni: "Zafer Algöz"

Oyunu 8 Nisan 2026 akşamı Etimesgut CKM Sahnesinde izledim.
İstanbul Devlet Tiyatrosunun Zafer Algöz rejisi ile izlediğimiz Rumuz Goncagül, defalarca kez sahnelenen ve bugün de güncelliğini koruyan bir oyun. Oktay Arayıcı’nın klasik metni, kadınların toplumdaki konumuna, geçim sıkıntısına ve hayata tutunma çabasına dokunuyor. Oyunun Zafer Algöz rejisi ise müzikli ve hareketli sahnelemesi ile anlatıya canlılık getirmiş.
Şebnem Bilgeer’in Gülsün karakterindeki doğallığı, duygu geçişleri ve sahne enerjisini oldukça başarılı buldum. Timur Selçuk’un müzikleri ve canlı müzik kullanımı ise oyunun nostaljik atmosferini desteklemişti bence ve dönem kostümleri ile koreografi de başarılıydı.
Yer yer Yeşilçam sıcaklığını hissettiren, güldürürken arka plandaki toplumsal gerçekliği de unutturmayan keyifli bir oyundu. Kaçıranlar üzülür :)

İstanbul DT ise keyifli dakikalar vardır tezimizi destekleyen bu oyunu izleyebildiğim için mutluyum.
Yeni sezon yeni hevesler yeni heyecanlar :)
İyi ki sahne, iyi ki tiyatro!

Sen de Gitme Triyandafilis - Ankara DT

SEN DE GİTME TRİYANDAFİLİS - ANKARA DT Büyük Oyunu
2 Perde - 2 saat 15 dakika
Yazan Ayla Kutlu
Oyunlaştıran & Yöneten R. Emre Basalak

OYUNCULAR:
Antuvan Kadri Özcan - Teodora Dilek Bozkurt
Sultan Ebru Gülerarslan Serin - Nesim Serkan Ekşioğlu
Genç Kız Bengü Atar - Hatice Yağmur Uzun Demirci
Portal Hasan Çağdaş Kılıç - Pierre Kıvanç Bozkır
Triyandafilis Zümre Meğreli - Adam Fırat Doğan
Eren Durmuş Çelikel - Yaşar Hamza Efe
Meryem M. İrem Azar - Rıfat Hasan Furkan Ulu
Aleksiya Pınar Aydemir - Niko Tarık Dalkılıç
Elenia Doruk Özgümüşboğa - Dayıoğlu Mustafa Can Üzer
Reşit / 1. Türk Köylü Musa Öney - Emine / 1. Kadın Zeynep Dizer
Papaz Mustafa Aksakal - İmam Nejdet Erdem
Zehra / 3. Kadın Gülay Gür - 2. Kadın İrem Naz Özbüke
Memur / 1. Fransız Asker Demirel Işık - 2. Fransız Asker Onur Bilen 
Çocuk Eren Yusuf Çınar Fidan

OYUNUN KONUSU
…Gidenlerin, kalanların ve bekleyenlerin hikayesi … Kilitli kapılara vurulan yumrukların, büyümüş bedenlere hapsolan çocuk ruhların hikayesi…
Ayla Kutlu’nun aynı adlı eserinden yola çıkılan bu müzikli oyun, Emre Basalak’ın oyunlaştırması ile büyüklere anlatılan müzikli bir masala dönüşüyor…
1930’lardan, aynı yüzyılın son çeyreğine kadar uzanan, bir Rum ailenin çocuk ruha sahip kızı Triyandafilis’in öyküsü…
Bizim… Hatay’ın ve gidemeyenlerin masalı…

Oyunu 31 Mart 2026 akşamı Çankaya Atatürk Sanat Merkezi Mavi Salon da izledim. Yeni açılan bu merkezi görmek için de bir fırsatım oldu. Atatürk Sanat Merkezini beğendiğimi ayrıca benim için avantajlı bir konuma sahip olduğu için sıklıkla tercih edebileceğimi düşündüğümü söyleyebilirim.
Zümre Meğreli' yi, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Gönül Dağı dizisinde canlandırdığı Hemşire Elif karakterinden anımsıyoruz. Triyandafilis karakterinin kırılganlığını, hüznünü ve iç dünyasındaki değişimleri oldukça başarılı bir şekilde yansıttığını düşünüyorum. Triyandafilis'in kelime anlamı ise 'otuz yapraklı gül' müş :)
Ebru Gülerarslan Serin' in, Sultan canlandırmasını da çok başarılı buldum. Sultan’ın Triyandafilis’e duyduğu koşulsuz sevgi ve bağlılığı hissettim. Oyunun duygusal merkezlerinden biriydi bana göre. Özellikle Triyandafilis' in 'bana dev kız masalını anlat Sultan' dediği sahneler oyunu izlememin üzerinden uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen aralarındaki bağın güçlülüğünü hala bana hissettiriyor. Ve yaşadığı tüm kötü deneyimlerden sonra eve dönen Triyandafilis için Sultan' ın 'hatırlıyorsa unuttururuz, unutmuşsa yaşanmamış sayılır' demesi...
Canlı orkestra, Rum ve Türk ezgileri ve şarkıları çok beğendim. Müziklerin oyunun atmosferini güçlendirdiğini düşünüyorum.

Sen de Gitme Triyandafilis' in, güçlü hikâyesi ve duygusal atmosferiyle etkileyici bir oyun olduğunu düşünüyorum. Yer yer temposu düşse de, hikâyesini ve karakterlerini seyirciye geçiren, etkisi oyun sonrasında da devam eden bir yapım.

Ayrıca bir sinema uyarlama olduğunu da ekleyelim.  Ayla Kutlu’nun “Sen De Gitme Triyandafilis” adlı öyküsünden Tunç Başaran tarafından sinemaya uyarlanan “Sen de Gitme” adlı film, 1996’da seyirciyle buluşmuş. 

Tiyatro nabzımızı hızlandırmaya devam ediyor :)))

Küçük Bir Aşk Masalı - Tiyatro Kafe

Küçük Bir Aşk Masalı Tiyatro Oyunu
Yaş Sınırı: 6+
Oyun Süresi: 80 Dakika
1 Kadın ve 1 Erkek... Birbirine aşık ama bir o kadar da burnunun dikine giden bir çift... Tanışmaları ile başlayan hikayeleri geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zaman içinde geçen seyircilerin de oyunun içine dahil olduğu 2 perde komedi. Kadın ve erkek ilişkilerinin mizahi bir dille anlatıldığı herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği sıcacık bir romantik komedi.
Oyuncular: Cantuğ Turay - Begüm Topçu









Temsili 18 Ocak 2026 akşamı CSO Ada Sahnesinde izledim.
Cantuğ Turay ve Begüm Topçu' yu Deniz Yıldızı dizisinden beri takip ederim. Yıllar geçti, sevgili oldular, evlendiler, çocukları oldu... Tiyatro Kafe' yi kurdular. 
Daha önce Fosforlu Cevriye ve 7 Kocalı Hürmüz' ü aynı topluluktan izlemiştim. Tiyatro Kafe yapımlarını daha çok aile etkinliklerinde tercih ediyorum.
Küçük Bir Aşk Masalı tiyatro oyununun metin yazarı aynı zamanda oyunda başrolü üstlenen Cantuğ Turay. Geleneksel romantik komedi kalıplarına çok sadık kalan metnin beni tatmin ettiğini maalesef  söyleyemeyeceğim.
Oyunculuk anlamında hayal kırıklığı yaşamadım. Tahmin ettiğim enerjik oyunculuk performansları ile eğlenceli 80 dakika geçirdiğimi söyleyebilirim.
Oyun daha çok eğlendirme amaçlı hafif bir komedi olduğu için daha derinlikli tiyatro metinleri arayan izleyicilere hitap etmeyebileceği uyarısı ile sanat daima sahnede diyorum.

İyi seyirler...