22 Ekim 2026

Komşu Köyün Delisi - Ankara DT

KOMŞU KÖYÜN DELİSİ
Büyük Oyunu 10+ 2 perde
1 Perde - 1 saat 15 dakika
Yukarı Çavuldur köyünde muhtarlık seçimi yaklaşırken Halis ağa oy toplamak için “icraat” arayışına girer. Her köyde deli olduğunu ama kendi köylerinde eksik olduğunu fark eder ve icraat olarak şart olduğunu düşünür.
Oyun, “deli” kavramını sorgularken, asıl deliliğin içimizde olduğunu mizahla ortaya koyar.
Yazan Üstün Dökmen
Rejisör A. Sinan Pekinton
OYUNCULAR:
Muhtar Halis Ağa - Zafer Güllü
Deli Hamdi - Tansel Aytekin
Hüseyin Ağa - Ergin Özdemir
Tahir - Kemal Özdemir,
Hasan - N. Efe Ünsal
Rüstem - Cem Haydar Bardakçı
Ramazan - Ümit Hasret Aslan
Osman/Nuriye - Sadık Güneş Özalp
Salih/Hatice - Uğur Can Deliktaş
Ömer/Şükriye - Mustafa Deniz Habiboğlu
Arzuhalci/Gülfidan - Arda Baran Ateş

Ö n c e  s i z  k e n d i  y ü r e ğ i n i z d e k i  d e l i y e  b a k ı n .

Temsili 21 Ekim akşamı Küçük Tiyatro' da izledim. Oyunun yazarını ve rejideki imzayı görünce mutlaka izlemeliyim diye düşündüm. Çünkü 2002-2012 yıllarında TV ekranlarında yayınlanan Küçük Şeyler programını çok seviyordum. Komşu Köyün Delisi oyununun güldürü türünde ve toplumsal eleştiri barındıran bir metne sahip olduğunu ancak kurgusal açıdan Küçük Şeyler ile bir ilgisini olmadığını söyleyebilirim. 
Oyunda, muhtarlık seçimleri yaklaşan Çavuldur köyünün muhtarı Halis Ağa, oy kazanmak amacıyla köyüne bir deli getirmeye karar verir. Gazeteye 'asgari ücretle çalışacak aklı başında bir deli aranmaktadır' ilanı verir. Ve aklı başında bir deli olarak Deli Hamdi köye getirilir. Deli Hamdi' nin delilikleri zamanla köylülere sirayet eder. Ve bazı anlarda kimin gerçekten akıllı, kimin deli olduğu karışır. Deli Hamdi, Psikoloji okuyan ve tezini yazmakta olan bir üniversite öğrencisidir aslında :) 
Prof. Dr. Üstün Dökmen, Komşu Köyün Delisi' nde, Türk tiyatrosunun absürt ve yerli komedi unsurlarını kullanarak derinlikli bir taşra eleştirisi yazarken, arka planda insan psikolojisi, toplumsal normlar ve "delilik" kavramının göreliliğini izleyiciye göstermeye çalışmış. 
Deli Hamdi köylüye felsefi ve psikolojik mesajlar verirken, çeşitli tiratlar atarken aslında köy halkının kendi içsel çelişkilerini, bastırılmış coşkularını, batıl inançlarını ve çıkarcı ilişkilerini gün yüzüne çıkarır.

Oyun hem kalabalık kadrosu hem de yüksek temposuyla hızlı akıyor. Köylü karakterlerinde yöresel şive kullanımları, abartılı jest ve mimikler taşra insanının saflığını ve kurnazlığını sahneye taşınıyor. 

Kendi adıma mizahi bölümler beni güldürmedi ve abartılı buldum. Özellikle oyun havası kısımları itici ve yorucuydu. Konunun daha fazla psikolojik derinlik barındırmasını bekliyordum bu konuda hayal kırıklığı yaşadım. Kadın rollerini erkekler oldukça başarılı icra ettiler ama acaba kadınlar oynasaydı daha sempatik durur muydu diye düşünmeden edemedim. 

Ama ne yapıyoruz biz önce kendi yüreğimizdeki deliye bakıyoruz :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

haydi söyle :)