uzun zamandır kitap okumaya çalışıyorum, murathan mungan' ın şairin romanı'nı gayet keyifli zevkle ama oldukça uzun sürede bitirebildim... sonra araya bir çırpıda okuyabildiğim empati (adam fawer) girdi. gene daha önce okuduğum yüksek topuklar'ı (murathan mungan) bir kez daha okudum. bu arada aşka veda' yı (can dündar) okudum beğenerek. sonra ayşe kulin' in bora'nın kitabı' nı bir solukta bitirdim. oh dedim yaa araştırma, tarih, edebiyat falan geçtim şöyle dedim akıcı uçucu çıtır çerez okuyacağım ben artık, geçmiş benden felsefe edebiyat... nereden denk geldim best seller listesinden 7.gün' ü (ihsan oktay anar) aldım. yani 7 gün sonuçta su gibi geçer gider diye düşünmüştüm. yok arkadaş gitmedi bitmedi. süründü epeyce elimde, tam kitap okuma şevkimi kaybediyordum ki yeter yahu dedim zorlamayacağım, bırakıyorum. çok nadir yaptığım bir eylemdir okuduğum kitabı yarıda bırakmak.
sonra bir kitap siparişi verdim. içinde mümin sekman' ın kişisel gelişim serisinin ve ne zamandır okumak istediğim george orwell' ın hayvan çiftliği' nin yer aldığı... hayvan çiftliği' ni tek oturumda 3-4 saat gibi bir sürede bitirdim, hatta arada çocuklar beni rahatsız ettikçe onlara da okudum. gayet de beğendiler valla :) iktidar yanılsamasını ve yönünü şaşıran devrimleri anlatan bir politik taşlama... sonra suç bende değil yaptığım yanlış tercihlerde diyerek, hemen o gazla bin muhteşem güneş(khaled hosseini), iskender(elif şafak), hikayem paramparça (emrah serbes), serenad (zülfü livaneli) ve o muhteşem hayatınız (oya baydar)'ı edindim. şu an bin muhteşem güneş' i yarılamış durumda mesut ve bahtiyarım.
e tabi oku oku nereye kadar, bünye bir yerde acıkıyor. yanında elmalı kek ve çay olursa kitap okuma şevki apayrı bir keyif diyerek, tarçın kokularına elmaları da ekleyerek huzurlarınızdan ayrılıyorum :)