19 Eylül 2016

Of Anne Puf Anne

Koca bir yazı daha geride bıraktık. Kapkara iki böcekle, tenimizin tuzu, ruhumuzun huzuru ile kendimizi sınıflarda, işyerlerinde bulduk.

Bu sene kızım 4.sınıf, oğlum ise 3.sınıfa gidiyor. Okulun ilk günleri, kırtasiye alışverişi, yepyeni defter etiketleri, mürekkep kokulu yeni kitaplar beni hala heyecanlandırıyor. Hele o mini mini birler yok mu? Hepsinin gözlerinde birer kıvılcım. Gelecek güzel günlerimizin teminatı onlar.

17 Eylül oğlumun doğum günüydü. Tatil dönüş yolculuğuna rastladığı için arada kaynadı. Yine de anneanne dede teyzesiyle bir mum üfleme şansı oldu. Bugün ise babaanne halası ve kuzeniyle ikinci mumunu üfleyecek. Oğlum 8 yaşını bitirdi. Artık karakteri keskinleşmeye, duruşu-çizgisi oturmaya başladı. Doğuştan savaşçı, önde olmayı, kendini göstermeyi seven bir çocuk ama bu tavrının; içindeki o kırılgan, hemen dibe vuran yanını saklamak için bir kalkan olduğunu herkes göremiyor. Zaten görmesinler diye bu alaycı, ezici davranışlar. Ancak bu durumdan nasibini maalesef en çok ablası alıyor.

Bu arada eyvah, kızım büyüyor. Odaların kapıları kapanmaya, alındaki sivilceler kakül ile saklanmaya, tişörtlerin altına yarım atletler şart olmaya başladı. Bu aralar 'of anne, puf anne' nidalarını daha sık duyar oldum. Boyu boyuma, ayakkabı numarası ayakkabı numarama denk oldu. Asıl film yeni mi başlayacak ne? Biraz merak biraz endişe ile bekliyorum, neyse ki biletimi 10 sene önceden en öne almışım :)

Okullar açılıyor, Ankara en sevdiğim mevsimine 'sonbahara' kavuşuyor.